ARA Ş TIRMA DEMOKRAS İ VE İ NSAN HAKLARI E ŞI TS I Z DEMOKRAS I LER: PARLAMENTODA K I MLER OTUR(M)UYOR? Bu çalı ş mada be ş ülke(Fransa, İ ngiltere, Polonya, İ spanya, Türkiye) parlamentosunun bugünkü sosyal yapısı cinsiyet, ya ş , e ğ itim ve sosyal sınıf kategorilerinde incelemektedir. Kadınlar%50 daha az temsil edilirken, yetersiz temsil oranı ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Ayrıca gençler de yetersiz temsil edilmektedir. Be ş AG İ T ülkesinde parlamentonun sosyal yapısı »Wer sitzt(nicht) im Parlament?« ba ş lıklı orijinal metnin çevirisi. Yazarlar: Armin Schäfer ve Lea Elsässer. Haziran 2022 En yüksek homojenlik düzeyinin e ğ itim ve sosyal sınıf kategorisinde oldu ğ u görülüyor. Üniversite mezunlarının oranı %85‘in üzerindeyken i ş çi sınıfı ve orta hizmet sınıfı parlamentoda nadiren temsil edilmektedir. Mevcut ara ş tırmalar bu yetersiz temsilin siyasi süreçte söz konusu grupların görü ş lerine dair farkındalık eksikli ğ i yarataca ğ ını ileri sürüyor. FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? DEMOKRAS İ VE İ NSAN HAKLARI E Şİ TS I Z DEMOKRAS I LER: PARLAMENTODA K I MLER OTUR(M)UYOR? Be ş AG İ T ülkesinde parlamentonun sosyal yapısı B  İ çindekiler GİRİŞ 2 1(EKS İ K) TANIMLAYICI TEMS İ L İ N ETK İ LER İ 4 2 VER İ VE YÖNTEM 6 Örneklem 6 Veri seti 7     3 DEĞERLENDİRME 4 SONUÇ 18 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA KIMLER OTUR(M)UYOR? G İ R İŞ Ço ğ u zengin sanayi ülkesinin parlamentosunda önceki yıllara nazaran daha çok kadın ve daha az“beyaz“ yer alıyor. Birçok organizasyon, toplumsal hareket ve parti içi grup kadınların ve marjinal grupların daha fazla temsil edilmesi için baş arıyla çalı ş tı. Bu çalı ş malar daha uzun bir süre devam edecek gibi görünüyor ve ço ğ u yerde hala bariz bir temsil yetersizli ğ i olsa da siyasi içerme artma e ğ iliminde. Bununla birlikte, yasama organlarında içermeden ziyade dı ş lamayı i ş aret eden bir ba ş ka e ğ ilim de belirmi ş durumda. Örne ğ in, son yıllarda, siyasi elitlerin“akademikle ş mesine”(Best 2007; Bovens/ Wille 2017) paralel olarak daha az ayrıcalıklı olan sosyal kesimlerin siyasi süreçten genel olarak çekildi ğ i(Schäfer 2015) gözlemlenmektedir. Federal Almanya Parlamentosu’nda, örne ğ in, milletvekillerinin%85’i üniversite mezunuyken 709 üyeden sadece 9’u meslek e ğ itiminden geçmi ş . İş çiler parlamentoda neredeyse hiç yok. nımlayıcı temsili sonuçsuz de ğ ildir. Çe ş itli çalı ş malar alt grupların maddi çıkarlarının temsilinin de bu durumdan olumsuz etkilendi ğ ini göstermektedir. Mesela, hangi partiyle ili ş kili olursa olsunlar, i ş çi sınıfından gelen milletvekilleri ekonomik ve sosyal konularda sol bir e ğ ilim gösteriyor ve ba ş ka bir sosyal arkaplana sahip partida ş larına göre daha ilerici ekonomik ve sosyal politikaları savunma e ğ iliminde oluyorlar(Borwein 2021; Carnes 2012; O’Grady 2019; Hemingway 2020). Buradaki temel argüman ş udur:(Mesleki) sosyalle ş me bir insanın siyasi inancını ve neyin bir siyasi sorun olarak algılanaca ğ ına dair görü ş açısını güçlü bir ş ekilde biçimlendirir(Kitschelt/ Rehm 2014). Görüldü ğ ü üzere, bu bulgular kadınlar ve ırkçılıktan etkilenen gruplarla ilgili uzun süredir yo ğ un bir ş ekilde ara ş tırılan bir ş eyi teyit ediyor: Parlamentoda alınacak kararlar, aynı zamanda orada kimin temsil edildi ğ inden de etkilenmektedir. Bu geli ş mede sosyal demokrat ve di ğ er sol partilerin önemli bir payı var, zira geçmi ş te i ş çileri parlamentoya gönderenler ço ğ unlukla bu partilerdi. 1960’ların ba ş larında İ ngiltere’de İş çi Partisi milletvekillerinin%35’i parlamentoya girmeden önce kol eme ğ ine dayalı bir i ş icra ediyorken, 2010’da bu oran%10’un altına inmi ş durumda(Heath 2018). Benzer e ğ ilimlere ba ş ka ülkelerde de rastlanmaktadır(Best 2007). Tabii milletvekillerinin mesleki arkaplanları ba ş ka yönlerden de de ğ i ş ti. Bazı ülkelerde gittikçe daha fazla milletvekilinin parlamentoya girmeden önceki meslek hayatının neredeyse tamamını siyasetle ilgili i ş lerde geçirdi ğ i görülüyor. Dolayısıyla bu“kariyer politikacıları” parti veya siyasi hitabet çalı ş maları dı ş ındaki i ş hayatıyla ilgili bir mesleki tecrübeye kolay kolay sahip olamazlar ve ba ş arılı bir siyasi kariyere ziyadesiyle ba ğ ımlıdırlar(O’Grady 2019). Peki, belli sosyal gruplar siyasi karar alma sürecinden neredeyse tamamen dı ş lanırken ba ş ka grupların bariz bir ş ekilde a ş ırı temsil edilmesinin demokratik süreç üzerinde ne gibi etkileri vardır?(Eksik) tanımlayıcı temsilin etkileri siyaset teorisinde uzun zamandan beridir tartı ş ılmaktadır. 1 Son zamanlarda ampirik siyaset biliminden elde edilen bulgular daha güçlü bir“mevcudiyet politikası”(Phillips 1995) için gereken teorik argümanları güçlendirilmektedir. Yeni ara ş tırmaların da gösterdi ğ i gibi, dü ş ük gelir ve meslek gruplarının eksik ta1 Milletvekilleri önemli(dı ş ) sosyal özellikleri ve tecrübeleri temsil edilenlerle payla ş tı ğ ında tanımlayıcı temsilden söz edilir . A ş a ğ ıdaki analizin amacı, bu arkaplana dayalı olarak, AG İ T bölgesinden seçilmi ş parlamentoların yapısını çe ş itli sosyal özellikler temelinde daha yakından incelemektir. Parlamentoların cinsiyet veya ya ş a göre bile ş imiyle ilgili verilerin durumu nispeten iyi olsa da özellikle milletvekillerinin sosyo-ekonomik konumuyla ilgili veriler nadiren sistematik olarak kaydedilmi ş tir. Bu rapor Fransa, İ ngiltere, Polonya, İ spanya ve Türkiye üzerine odaklanmakta, ya ş ve cinsiyetin yanı sıra bitirilen en son okulu ve milletvekilinin parlamentoya girmeden önce icra etti ğ i mesle ğ e dayalı olarak sosyal sınıfı da kayıt altına almaktadır 2 . Böylelikle bölgesel ve kurumsal olarak farklı ülkeler arasındaki benzerlik ve ayrımları kapsamlı bir ş eklide tablolamak ve incelemek mümkün hale gelmektedir. Ara ş tırılan ülkelerin parlamentoları özellikle temsil edilen kadın oranı bazında önemli farklılıklar gösterirken, milletvekillerinin sosyal-ekonomik konumu bakımından oldukça birbirlerine benzemektedir. Tüm ülkelerde orta ve dü ş ük örgün e ğ itim düzeyine sahip insanlar oldukça yetersiz temsil edilirken, milletvekillerinin%85’ini üniversite mezunları olu ş turmaktadır. Üretim ve hizmet sektöründe çalı ş an i ş çiler de orta hizmet sınıfında çalı ş an insanlar gibi oldukça yetersiz temsil edilmektedir. İ stihdam sınıflarına göz atıldı ğ ındaysa salt e ğ itim düzeyinde gördü ğ ümüzden daha farklı bir tablo orta2 Potansiyel olarak ırkçılıktan etkilenen grupları da kayıt altına almak için göç geçmi ş i veya benzer özellikleri toplamak maalesef mümkün olmadı. Bunun en büyük nedeni, verilerin bireysel anketlere de ğ il, parlamentoların web siteleri ve milletvekillerinin sosyal medya profilleri gibi kamuya açık kaynaklara dayanmasıydı. 2 Gİrİ ya çıkmaktadır. Ülkeler arasında kıyaslandı ğ ında üst hizmet sınıfından(akademik meslekler) gelen milletvekillerinin yapısı a ş a ğ ıdaki gibi farklılık göstermektedir: Örne ğ in Türkiye’de milletvekillerinin büyük bir bölümü giri ş imcilerden ve serbest meslek sahiplerinden olu ş urken, Polonya’da sosyo-kültürel uzmanların oranı(akademik mesleklerde, örne ğ in e ğ itim ve sosyal alanda) özellikle yüksektir. Ancak i ş çiler sadece parlamentoların tümünde de ğ il tüm partilerde de yetersiz temsil edilmektedir. Bulgular, toplamda, daha az ayrıcalıklı sosyal sınıflardan gelen insanların yeterince temsil edilmemesinin, gelecekte hem ara ş tırmalarda hem de kamusal tartı ş malarda daha çok yer verilmesi gereken ve ülkeleri a ş an bir fenomen oldu ğ unu ortaya koymaktadır. 3 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? 1 (EKS İ K) TANIMLAYICI TEMS İ L İ N ETK İ LER İ Siyasi temsil hakkındaki yaygın görü ş e göre siyasi temsilcilerin esas görevi, kararlarında halkın isteklerini dikkate almak ve duyarlı bir ş ekilde onların çıkarları do ğ rultusunda davranmaktır(Pitkin 1967: 209). Bu görü ş e göre temsilin kalitesi farklı sosyal grupların temsilciler içindeki sayısal a ğ ırlı ğ ına göre belirlenemez. Kimin temsil etti ğ i de ğ il, nasıl temsil etti ğ i önemlidir. Seçmenler için önemli olan kim tarafından temsil edildi ğ i de ğ il, çıkarlarının temsil edilmesidir(bkz. Griffiths/ Wollheim 1960’taki“Tartı ş ma”). Ancak siyasi temsille ilgili bu anlayı ş normatif ve ampirik ara ş tırmalarda giderek daha fazla sorgulanmaktadır.“Mevcudiyet politikası”(Phillips 1995) ba ş lı ğ ı altında, istekleriyle yeterince ilgilenilmesi ve demokratik e ş itli ğ in sa ğ lanması için hangi grupların parlamentoda temsil garantisinin olaca ğ ı üzerinden bir tartı ş ma yürütülmektedir. Tanımlayıcı temsilin savunucuları nüfusun parlamentoda birebir temsil edilmesine kar ş ı ileri sürülen bazı itirazlarla hemfikir olsa da parlamentonun yapısının önemsiz olmadı ğ ı görü ş ünde ısrar etmektedir. Bu görü ş sahiplerinin çıkı ş noktası bazı sosyal grupların tarihsel olarak belirlenmi ş bir yapısal ayrımcılık nedeniyle siyasi olarak yetersiz temsil edildikleridir. Mesele, di ğ erlerinin yanı sıra, kendini özellikle yasama organlarında sayısal olarak yetersiz temsil edilmeyle dı ş avurmaktadır(Mansbridge 1999; Williams 1998). Söz konusu grupların üyeleri ayrıcalıklı grupların ya ş amadı ğ ı ortak(ayrımcılık) deneyimlerine sahip oldukları için, ilgili siyasi konulara dair bakı ş açıları ve konumları onlarınkinden farklıla ş ır. Bu nedenle temsil oranlarının artması sadece“sembolik” temsile yol açmıyor, önceden görmezden gelinen perspektiflerin dahil edilmesine de imkân tanıyor(Mansbridge 1999; Phillips 1995). Bu görü ş e göre, örne ğ in, daha fazla kadın milletvekili olsaydı, parlamentoda temsil edilen kadınlar farklı partilerden dahi olsalar, siyasi kararlar alındı ğ ında kadınların sorunlarına kar ş ı daha duyarlı bir parlamento olu ş ması ihtimali artacaktı. Bununla açıkça cinsiyetin di ğ er tüm farklılıkları geriye itti ğ i iddia edilmemektedir, sadece kadınların bazı konularda benzer bakı ş açıları oldu ğ u ve/veya ba ş ka türlü dikkate alınmayan konuları gündeme getirdikleri varsayılmaktadır. Parlamentoların sosyal yapılarının alınan kararlar üzerinde ne gibi etkileri oldu ğ uyla ampirik olarak ilgilenen ara ş tırmalar bu argümanlara dayanıyor. Son yıllarda kadınların parlamentoda daha fazla temsil edilmesinin etkileriyle ilgili çok sayıda çalı ş ma yayınlandı(Wängnerud 2009). Bu ara ş tırmalara göre kadın milletvekilleri bazı konularda, hem parlamento çalı ş malarındaki tutumları hem de öncelikleri bakımından erkek meslekta ş larından önemli ölçüde farklılık göstermektedir. Kadın milletvekilleri bakım hizmetleri,(kadın) sa ğ lı ğ ı veya kadına yönelik ş iddet gibi erkeklerden çok kadınları ilgilendiren konulara daha fazla öncelik vermektedir. Özellikle o konuda hala kesinle ş mi ş bir parti pozisyonu yoksa, böyle bir durum söz konusu olmaktadır(Espírito-Santo et al. 2020; Heidar/ Pedersen 2006; Wängnerud/ Sundell 2012). Ayrıca kabul edilen politikaların içeri ğ i düzeyinde de daha az ya da çok kadın milletvekili olan parlamentolar arasında sistematik farklılıklar oldu ğ u görülmektedir(Elsässer/ Schäfer 2018; Funk/ Philips 2019; Wängnerud/ Sundell 2012). Ara ş tırılan toplumda ırkçılı ğ a maruz kalan azınlıkların temsiliyle ilgili çalı ş malar da benzer sonuçlara varıyor(kr ş . örne ğ in Owens 2005; Baker/ Cook 2005; Broockman 2013). Son zamanlarda, sosyal ve ekonomik olarak daha az ayrıcalıklı gruplardan gelen milletvekillerinin dü ş ük gelir ve meslek gruplarının çıkarlarını daha fazla savunup savunmadıkları sorusuyla ilgili benzer çalı ş malar ortaya çıkmaya ba ş ladı. Bu çalı ş maların en büyük motivasyon kayna ğ ı, birçok ülkede alt sosyal sınıflarda artan bir siyasi marjinalle ş menin gözlemlendi ğ ine dair bulgulardır. Bunu, bir yandan siyasi katılımın azalmasında, di ğ er yandansa siyasi kararların alt sınıfların sorunları ve siyasi tercihleri pahasına sistematik olarak çarpıtılmasında görmek mümkün(Gilens/ Page 2014; Elsässer et al. 2021; Schakel 2021). Birçok ara ş tırmacı, bu arka planda, ABD ve bazı Avrupa ve Latin Amerika ülkeleri için i ş çi sınıfından gelen milletvekillerinin parlamento çalı ş malarında sistematik olarak farklı tutumlar, öncelikler veya farklı(oy) davranı ş ları gösterip göstermediklerini ara ş tırdı. Carnes(2013), ABD özelinde i ş çi sınıfından gelen milletvekillerinin, örne ğ in ekonomi, i ş gücü piyasası veya sosyal politika konularındaki siyasi fikirlerinin üst sınıflardan gelenlerin fikirlerinden farklı oldu ğ unu göstermektedir. Ba ş ka politikaları destekliyorlar ve bazen de farklı oy veriyorlar, ancak bu milletvekillerinin meclisteki sayıları az oldu ğ undan siyasi kararlar üzerinde önemli bir etki yapamıyorlar(Carnes 2013: 83). Güney Amerika ülkelerine göz atıldı ğ ında ve Arjantin üzerine yapılmı ş bir derinlemesine vaka çalı ş masına bakıldı ğ ında, her ne kadar parlamenter sistemlerde oy davranı ş ı son a ş amada sosyal kökenden çok parti üyeli ğ i tarafından belirleniyorsa da, i ş çi sınıfından gelen parlamenterlerin ba ş ka hedefleri savundu ğ unun teyit edildi ğ i görülüyor(Carnes 2015; Barnes/ Saxton 2019). 4 Avrupa’da yapılan ülkeler arası bir çalı ş mada, Hemingway (2020) i ş çi sınıfından gelen milletvekillerinin ekonomik e ş itsizli ğ i daha güçlü bir ş ekilde dillendirdiklerini ve parlamento çalı ş malarında sendika türü i ş çi örgütleriyle temas halinde olduklarını daha sık vurguladıklarını gösteriyor. Hayo ve Neumeier(2012), Almanya‘da ba ş bakanları farklı sosyal sınıflardan gelen eyaletlerin harcama önceliklerinin sistematik farklılıklar gösterdi ğ ini vurgulamaktadır. Son olarak, O’Grady (2019) parlamento konu ş malarına dayanarak İ ngiliz Avam Kamarası’ndaki milletvekillerinin sosyal devlet reformları kar ş ısında sosyal men ş elerine göre farklı pozisyonlar aldıklarını kanıtlamı ş tır. İş çilerin tanımlayıcı temsilinin 1980’li yıllardan itibaren hızla azalması ve onların yerine“kariyer politikacıları”nın geçmesi, İ ngiliz sosyal devletinin yeniden yapılanmasına omuz verdi. Bugüne kadar sosyal sınıfların e ş it olmayan tanımlayıcı temsilinin etkilerini ele alan sadece bir avuç çalı ş ma yapılmı ş olsa da, eldeki sonuçlar“kim” sorusunun bu açıdan siyasi kararlar üzerinde etkileri oldu ğ unu göstermektedir. A ş a ğ ıda, seçilen be ş ülke parlamentosunun ya ş , cinsiyet, e ğ itim ve sosyal sınıf açısından yapısını bu sonuçlar ba ğ lamında inceliyoruz. (Eksİk) tanımlayıcı temsİlİn etkİlerİ 5 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA KIMLER OTUR(M)UYOR? 2 VER İ VE YÖNTEM ÖRNEKLEM SEÇ İ M İ Ara ş tırmamız Fransa, İ ngiltere, Polonya, İ spanya ve Türkiye özelinde yapılmı ş tır. Çalı ş mamızda her bir ülkenin mevcut yasama dönemindeki ulusal parlamento milletvekillerinin sosyal geçmi ş leri ara ş tırıldı. Bu ülkeleri tercih etmenin amacı farklı bölgelerde olan ve farklı kurumsal yapılara sahip AG İ T ülkelerinin özellikle seçim sistemleri bakımdan dahil edilmesiydi. Örne ğ in, kadınların tanımlayıcı temsiline ili ş kin yapılan ara ş tırmalardan seçim yasası türünün kadın milletvekili sayısı üzerinde bir etkisinin oldu ğ u biliniyor. Kadınlar nispi temsil sistemi ve liste usulü ço ğ unluk sistemlerinde daha iyi temsil edilme e ğ ilimindedirler, çünkü adayların listelenmesi usulü, nispi temsile (gayrı)resmi kurallarının uygulanmasını kolayla ş tırmaktadır (Fortin-Rittberger et al. 2017; Kroeber et al. 2019). Bu ba ğ lamda, benzerlikleri ve farklılıkları daha iyi inceleyebilmek için, farklı seçim sistemlerine sahip ülkeleri çalı ş maya dahil etmek mantıklı gözüküyor. Çalı ş maya Fransa ve İ ngiltere(mutlak ve göreli) ço ğ unluk oy sistemine sahip iki ülke ve( İ spanya, Polonya ve Türkiye) nispi temsil sistemine sahip di ğ er üç ülke olarak katıldı. Bunun yanı sıra parlamentoların siyasi parti yapısı da bir rol oynamaktadır; çünkü partilerin ideolojik yönelimi parti üyeli ğ ini ve dolayısıyla adayların sosyal yapısını da etkileyebilmektedir(Matthews/ Kerevel 2021). Seçilen ülkeler bu bakımdan da büyük çe ş itlilik göstermektedir: Ş ekil 1’de görülebilece ğ i gibi, Fransa, İ ngiltere ve Türkiye’de merkez sa ğ partiler egemenken, ­ İ spanya’da sosyal demokrat PSOE partisi ve Polonya’da sa ğ cı popülist Hukuk ve Adalet Partisi(PiS) en güçlü grubu temsil etmektedir. Ş ayet milletvekillerinin belirlenmesinde Şekil 1 Parlamentoların siyasi parti yapısı(basitleştirilmiş) İSPANYA FRANSA POLONYA TÜRKİYE BİRLEŞİK KRALLIK 6 diğer yeşil orta-sol orta-sağ radikal-sağ bölgesel Verİ ve yöntem farklı parti ailelerinde farklı örüntüler ortaya çıkıyorsa, ara ştırdı ğ ımız parlamentoların yapısının da farklı olması gerekecektir. VER İ SET İ De ğ erlendirme için, hem sosyo-demografik özellikler hem de be ş ulusal parlamentonun tüm üyelerinin siyasi biyografisiyle ilgili bilgi içeren yeni bir veri seti olu ş turuldu. Verilerin toplanması için bilgi kayna ğ ı olarak öncelikle ulusal parlamentoların web siteleri ve milletvekillerinin sosyal medya profilleri kullanıldı. Veri toplamayla görevlendirilen tüm ki ş iler, ilgili ülkenin ulusal dilini akıcı bir ş ekilde konu ş an ve siyasi sistemine a ş ina olanlardan seçildi ve böylece gerekli bilgiler mümkün oldu ğ unca do ğ ru bir ş ekilde toplandı. 3 Siyasi biyografi bakımından milletvekillerinin ulusal parlamentoya ilk seçildikleri yıl baz alındı. Ayrıca, ki ş inin meclise girdi ğ i parti(veya seçim listesi) kodlandı. Parti üyeli ğ ini ülke bazında kar ş ıla ş tırarak analiz edebilmek için, tüm partiler, partilerin ideolojik yönelimini karakterize eden parti aileleri ş eklinde kategorize edilmi ş tir. Partiler, Armingeon vd.’nin 3 Bu noktada harika i ş birlikleri için Emad Al Hayek, Hanna-Maria Paul, Susanna Seperant, Steffen Verheyen ve Mustafa Yıldız’a te ş ekkürü borç biliyoruz. (2021) sınıflandırmasına göre kodlanmı ş ve a ş a ğ ıda sıralanan parti aileleri ş eklinde kategorize edilmi ş tir: Hem sosyal demokrat hem de sosyalist/komünist partileri kapsayan sol partiler; yeşiller veya ekolojik partiler ; liberal, muhafazakar ve muhafazakar-dindar partileri kapsayan merkez sağ partiler ; sa ğ popülist ve a ş ırı sa ğ partilerileri kapsayan radikal sağ partiler ve bir ülkede belirli bir bölgenin veya etnik grubun temsil edilmesini esas görev edinmi ş bölgesel partiler . Milletvekillerinin sosyo-demografik men ş elerini kaydetmek için ya ş , cinsiyet, e ğ itim ve meslek grupları ile ayrı ş tırılan sosyal sınıf bilgileri toplandı. Bitirdikleri en son okul baz alınarak milletvekilleri üç e ğ itim grubuna ayrıldı: Orta ö ğ retimi bitirmeyen düşük düzeyde örgün eğitim almı ş olan ki ş iler; orta ö ğ retimi bitiren(Almanya’da Abitur veya tamamlanmı ş bir meslek e ğ itimiyle kıyaslanabilir) orta düzeyde örgün eğitim almı ş olan ki ş iler;(mesleki) yüksek okul bitirmi ş veya doktora yapmı ş yüksek düzeyde örgün eğitim almı ş olan ki ş iler. Milletvekillerinin sosyal sınıfı, sınıfları i ş gücü piyasasındaki mesleki konumuna göre tanımlayan Oesch’in(2006) sınıf ş eması kullanılarak kodlanmı ş tır. Sınıf ş emasına meslek olarak milletvekilinin meclise girmeden önce icra etti ğ i son meslek yazıldı. Bu ş ema, sanayi sonrası toplumlarda de ğ i ş en meslek yapılarını- özellikle geni ş leyen hizmet sektörünü ve kadınların istihdamda giderek daha fazla yer almasını – kayda almak için meslekleri iki boyutta ayırır. Ş ekil 2›de görüldü ğ ü gibi, Şekil 2 Oesch’in 16 istihdam sınıfını kapsayan sınıf şeması İşçiler Serbest çalışanlar İdari çalışma mantığı Personel arası çalışma mantığı Teknik çalışma mantığı Bağımsız çalışma mantığı Akademik meslekler Üst yönetim Muhasebeciler, bakanlık görevlileri, reklamcılar Sosyo-kültürel uzmanlar Ortaöğretim öğretmenleri, doktorlar, üniversite hocaları Teknik uzmanlar Mühendisler, BT uzmanları Serbest meslekler Avukatlar, yerleşik doktorlar, serbest işletme danışmanları Girişimciler Genel müdürler, işletme sahipleri, çiftçiler Yarı profesyonel çalışanları Alt yönetim İdari profesyoneller, satış elemanları Sosyo kültürel alanda yarı profesyonel çalışanlar Sosyal hizmet uzmanları, ilkokul öğretmenleri Teknik alanda yarı profesyonel çalışanlar Mühendislik alanı ve tıbbi alan teknisyenleri Çalışanları olan küçük işletmeler Meslek eğitimi alınan meslekler Kalifiye ofis çalışanları sekreterler, depolama Kalifiye hizmet sağlayıcıları Satıcılar eğitimciler, bakıcılar Kalifiye işçiler Elektrik teknisyenleri, inşaat elektrikçileri Çalışanları olmayan küçük işletmeler Çalışarak öğrenilen meslekler Rutin ofis çalışanları Çağrı merkezi temsilcileri Rutin hizmetliler Garsonlar, temizlik personeli, güvenlik görevlileri Rutin işçiler Tesis operatörleri, kargo işçileri 7 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? meslekler dikey eksen üzerinde yeterlilik ş artlarına göre sınıflandırılır. Bu ş ekilde akademik, yarı profesyonel ve meslek e ğ itimi alarak veya çalı ş arak ö ğ renilen meslekler arasında ayrım yapılabilir. Yatay eksendeyse meslekler arasında dayandıkları i ş mantı ğ ına göre ayrım yapılmaktadır. Burada, e ğ itimin yanı sıra, faaliyet türünün de çalı ş anların perspektiflerini etkiledi ğ i varsayılmaktadır. Yani yöneticilik ve teknik meslekler, ki ş isel faaliyetler ve serbest çalı ş ma arasında ayrım yapılmı ş tır. Bu ikili ayrım, benzer resmi yeterliklere sahip meslek grupları arasındaki farklılıkları ortaya çıkarmaya yardımcı olmaktadır. 4 Oesch’in ilk sınıf ş emasında, Ş ekil 2’de gösterilen 16 istihdam sınıfı arasında ayrım yapılır. İ lgili sınıfın dı ş ında, örne ğ in ilgili istihdam sınıfına giren bazı meslekler verilmi ş tir. 5 Sınıf ş emasının çok basitle ş tirilmi ş bir versiyonu, 16 istihdam sınıfını dört kategoride özetlemektedir. Bunlar renkli i ş aretlenmi ş tir. Bu basitle ş tirilmi ş ş emaya göre, tüm akademik meslekler üst hizmet sınıflarında (açık kırmızı) toplanmaktadır. Burada çalı ş anların yanı sıra giri ş imciler ve serbest meslek sahipleri de yer almaktadır. Ayrıca orta sınıfın tüm yarı profesyonel çalı ş anları(sarı) ve meslek e ğ itimi alarak veya çalı ş arak ö ğ renilen meslekler işçi (mavi) olarak sınıflandırılmı ş tır. Küçük esnaf (gri) dört sınıftan olu ş maktadır. De ğ erlendirmelerde dört sınıf ş eması ve daha çok ayrı ş tırılmı ş 16 sınıf ş eması kullanılmaktadır. Oesch’in 16 istihdam sınıflarının yanında siyasetle ilgili mesleklerden gelen milletvekilleri oranının kaydedildi ğ i di ğ er bir meslek kategorisi de bulunuyor. Parlamentoya girmeden önce bakanlıklarda, siyasi partilerde ve siyasi görü ş lü vakıflarda veya tahsisli siyasi makamlarda(örne ğ in yerel eyalet parlamentosunda) icra edilen tüm meslekler bu kategoriye girmektedir. Bu“kariyer politikacıları”nın oranının birçok yerde arttı ğ ını ve bunun aynı zamanda siyasi tartı ş manın içeri ğ ini ve tarzını ş ekillendirdi ğ ini varsaymak için iyi nedenlerimiz var (O’Grady 2019). 4 Bu iki boyutlu sınıf ş eması ile örne ğ in parti tercihleri, sadece resmi yeterlikleri dikkate alan bir ş emadan daha iyi açıklanabilir.(bkz. Oesch 2006: 277). 5 Ülkeler arasında kar ş ıla ş tırma yapabilmek için kodlamada somut mes­ lekler ISCO kodları(Uluslararası Çalı ş ma Örgütü’nün International Standard Classification of Occupations) İle İstihdam sınıflarına kategorize edilmiştir . 8 Değerlendİrme 3 DE Ğ ERLEND İ RME İ lk adımda, be ş parlamentonun yapısını cinsiyet ve ya ş açısından inceliyoruz. Ş ekil 3’te gösterildi ğ i gibi, kadın milletvekillerinin oranı ara ş tırılan ülkeler arasında büyük farklılıklar göstermektedir. Bu oran İ spanya ve Fransa’da%44 ve %41’le en yüksekken, Türkiye’de sadece%16’da. Polonya %28 ve İ ngiltere%34’le ortalarda. Bu ülkelerdeki kadın oranı Avrupa parlamentolarındaki ortalama kadın milletvekilleri oranı olan%31’e tekabül ediyor. 6 Bu farklılıkların nedenlerini daha ayrıntılı ara ş tırmak bu çalı ş manın kapsamında de ğ ildir. 6 Parlamentolardaki kadınların oranına ili ş kin güncel veriler Inter-Parliamentery Union’da mevcuttur : https://ww w.ipu.org/women-in-politics-202 1. Şekil 3 Cinsiyete göre parlamentoların yapısı %90 %80 %70 %60 %50 %40 %30 %20 %10 %0 erkek kadın Türkiye erkek kadın Polonya erkek kadın Birleşik Krallık erkek Fransa kadın erkek kadın İspanya 9 Şekil 4 Yaşa göre parlamentoların yapısı %60 %50 %40 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? Polonya Fransa Türkiye Birleşik Krallık İspanya %30 %20 %10 %0 60 üstünde 46–60 30–45 30 altında Parlamentolarda temsil edilen ya ş gruplarında heterojenlik daha azdır, ancak bu noktada da önemli farklılıklar göze çarpıyor(bkz. Ş ekil 4). Ara ş tırılan tüm ülkelerin ortak özelliğ i 30 ya ş altındakilerin parlamentolarda neredeyse hiç temsil edilmedi ğ i, ancak 60 ya ş ın üzerindekilerin neredeyse tüm ülkelerde milletvekillerinin%20’si ile%30’unu olu ş turduğ udur. 60 ya ş ın üzerindekilerin oranının sadece%16 olduğ u İ spanya bir istisna te ş kil etmektedir. Bunun haricinde ara ş tırılan tüm ülkelerdeki milletvekilleri en fazla 46 ila 60 ya ş arasındadır. Ya ş ve cinsiyetle ilgili olarak ayrıca kadın milletvekili oranının, genç milletvekilleri arasında daha ileri ya ş gruplarına göre sistematik olarak daha yüksek olup olmadı ğ ını sorusu da ilgi çekicidir. Durum böyle ise, kadın milletvekili oranının gelecekte artma e ğ iliminde olaca ğ ı varsayılabilir. Bu soruyu yanıtlamak için Ş ekil 5’te her ülkenin kadın ve erkek milletvekili sayısı ya ş grubuna göre gösterilmektedir. Ancak, ş ekilden net bir örüntü açı ğ a çıkmamaktadır – buna mukabil, kadınların tüm ya ş gruplarında yetersiz temsil edildi ğ i görülüyor. Bunu daha detaylı incelenmek için Ş ekil 6’da, her ya ş grubundaki kadın ve erkek milletvekillerinin yüzdelerini gösterilmektedir. Bu ş ekilden de net bir örüntü çıkmayaca ğ ı anla ş ılıyor. Sadece Türkiye’de kadın milletvekillerinin oranı genç ya ş gruplarında giderek artıyor. Fransa parlamentosunda da 30-45 ya ş grubundaki kadın oranı ileri ya ş gruplarına göre daha yüksek, ancak farklılıklar daha az belirgin gözüküyor. Buna kar ş ılık Polonya, İ spanya ve İ ngiltere’deki kadın oranı 30’dan itibaren tüm ya ş gruplarında hemen hemen aynı. 30 ya ş altı grubunda tablo standart olmaktan çıkıyor, ancak bunun sebebi bu gruptaki toplam milletvekili sayısının çok küçük olmasından kaynaklanıyor olabilir. İ spanya ve İ ngiltere’deki kadın oranı burada%50’den bile yüksekken Polonya parlamentosunda 30 ya ş ın altında tek bir kadın bile yok. Bu bulgular genel olarak kadınların yetersiz temsilinin genç nesillerin gelmesiyle ortadan kalkmayaca ğ ını gösteriyor. Ara ş tırılan ülkelerin parlamentoları arasında ya ş ve özellikle cinsiyet açısından belirgin farklılıklar olsa da milletvekillerinin e ğ itim düzeyleri çok büyük benzerlik gösteriyor(bkz. Ş ekil 7). Ara ş tırılan tüm ülkelerde, tüm milletvekillerinin en az %85’i yüksek ö ğ renimini tamamlamı ş . Dü ş ük e ğ itim düzeyi10 Şekil 5 Yaşa ve cinsiyete göre parlamentoların yapısı Yaş grupları 60 üstü 46–60 30–45 30 altı 0 100 60 üstü 46–60 30–45 30 altı 0 100 60 üstü 46–60 30–45 30 altı 0 100 60 üstü 46–60 30–45 30 altı 0 100 60 üstü 46–60 30–45 30 altı 0 100 FRANSA kadın 200 BİRLEŞİK KRALLIK 200 TÜRKİYE 200 POLONYA 200 İSPANYA 200 11 Değerlendİrme erkek 300 300 300 300 300 Milletvekili sayısı FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? Şekil 6 Yaşa ve cinsiyete göre parlamentoların yapısı(yaş gruplarının oranı) Yaş grupları altında 30 BIRLEŞIK KRALLIK 30–45 46–60 üstünde 60 0 altında 30 25 50 ISPANYA 30–45 46–60 üstünde 60 0 altında 30 25 50 TÜRKIYE 30–45 46–60 üstünde 60 0 altında 30 25 50 FRANSA 30–45 46–60 üstünde 60 0 altında 30 25 50 POLONYA 30–45 46–60 üstünde 60 0 25 50 12 kadın erkek 75 100 75 100 75 100 75 100 75 100 oran(%) Değerlendİrme ne sahip ki ş iler, İ ngiltere dı ş ında, parlamentolarda neredeyse hiç temsil edilmiyor. Polonya’nın parlamentosunda dü ş ük e ğ itim düzeyine sahip tek bir ki ş i bile yok, İ spanya’daysa sadece 1 milletvekili var. Orta e ğ itim düzeyine sahip milletvekillerinin oranı%3(Polonya) ile%9(Fransa) arasında. Üniversite mezunlarının bu güçlü hakimiyeti dikkat çekicidir, çünkü ara ş tırılan tüm ülkeler arasında büyük kurumsal farklılık olmasına ra ğ men bu durum neredeyse hepsinde aynı. Parlamento üyelerinin e ğ itim seviyesinden ziyade mesleki geçmi ş lerine baktı ğ ımızda da benzer bir tablo ortaya çıkıyor. Yukarıda tanımlandı ğ ı gibi, tüm milletvekillerinin parlamentoya girmeden önce icra ettikleri meslekler kaydedildi ve Oesch sınıf ş emasına göre bir sosyal sınıfta kategorize edildi. Milletvekillerinin oranı basitle ş tirilmi ş dört sınıf ş emasına göre Ş ekil 8’de gösterilmi ş tir. Bu noktada iki hususa özellikle de ğ inmekte fayda var: Birincisi, i ş çiler ve orta hizmet sınıfı çalı ş anlar, ikisi birlikte nüfusun büyük bir ço ğ unlu ğ unu olu şturuyor olsalar da, oran olarak oldukça dü ş ük. Oesch Ş eması’na göre, ara ş tırdı ğ ımız ülkelerde sadece idare, ki ş iler arası ili ş kiler veya teknik gibi alanlarda meslek e ğ itimi alarak veya çalı ş arak ö ğ renilen mesleklerde çalı ş anlar nüfusun%40 ile %50’si arasındadır. 7 İ kincisi, üst hizmet sınıfından gelen mil7 Bu sayılar, European Social Survey (ESS, Welle 2018) anket ver i ler i ne dayanıyor ve çalı ş an nüfusun yanı sıra em eklileri ve işsizleri de içeriyor ve en son icra edilen meslek dikkate alınıyor. ESS’de Türkiye için is­ tihdam sınıfları ile ilgili güvenilir veri mevcut değil . letvekillerinin oranı, yüksek ö ğ renim görmü ş milletvekillerinin oranıyla benzerlik göstermektedir. Bu ş a ş ırtıcı de ğ il çünkü üst hizmet kademelerinde farklı çalı ş ma mantı ğ ına sahip tüm akademik meslekler birle ş tirilmi ş tir. E ğ itim düzeyine göre yapılan kabaca bir sınıflandırmadan ba ş ka, daha farklı kurulan 16 sınıf ş eması bu noktada daha ba ş ka bir ayrım yapıyor. Üst hizmet sınıfından gelen milletvekilleri arasında, kendi mesleklerinin dayandı ğ ı çalı ş ma mantı ğ ına göre daha fazla ayrım yapılabilir. Ş ekil 9’da görüldü ğ ü gibi, milletvekilleri yapısında ülkeler arasında ilginç farklılıklar söz konusu. Öncelikle, özellikle Türkiye’de, serbest meslek sahibi(örne ğ in avukat veya doktor) giri ş imcilerin ve milletvekillerinin oranı%30’un üzerinde ve bu bakımdan ara ş tırılan di ğ er ülkelere göre çok daha yüksektir. Bu, ki ş isel mali kaynakların Türkiye’de ba ş arılı bir adaylık için çok önemli oldu ğ unun bir göstergesi sayılabilir. İ ngiltere haricindeki tüm di ğ er ülkelerde en büyük ikinci milletvekili grubu sosyo-kültürel uzmanlardır. Ancak teknik akademik mesleklerden parlamentolarda sadece birkaç milletvekili bulunmaktadır. Ö ğ retmenler, profesörler veya maa ş lı çalı ş an doktorlar bu nedenle, söz geli ş i mühendisler veya BT[ Bilişim Teknolojisi- çn. ] uzmanlarına göre çok daha fazla temsil edilmektedir. Üçüncüsü, milletvekillerinin açık ara en büyük oranı, parlamentoya girmeden önce“üst yönetim” istihdam sınıfında kategorize edilebilen i ş lerde çalı ş mı ştır; İ spanya, Fransa ve İ ngiltere’de bu oran%70 civarında. Bunlar, idari çalı ş ma mantı ğ ıyla çalı ş an tüm akademik çalıŞekil 7 Eğitim düzeyine göre parlamentoların yapısı %100 %90 %80 %70 %60 %50 %40 %30 %20 %10 %0 yüksek Polonya İspanya Türkiye Fransa Birleşik Krallık düşük düşük 13 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? Şekil 8 Sosyal sınıfa göre parlamentoların yapısı % 10 1 0 0 % 90 90 Spanien İspanya Türke T i ürkiye Gro B ß ir b le ri ş t i a k n K n r i a e l n lık Po P l ol n e y n a Fra F n r s a a nkreich % 80 80 % 70 70 % 60 60 % 50 50 % 40 40 % 30 30 % 20 20 % 10 10 % 0 0 F V ac a h sı a f r l b ı i e ş i ç t i e le r r u v n e d d G ü e ş r ü in k q v u a a s l ı i f f l i ı z i i ş e ç r i t ler Kle K in ü u ç n ü t k er e n s e n h a m f er mi O tt r l t e a re hi D zm ie e n t st s k ın la ıf s ı se ob Ü e s r t e h D iz i m en e s t t s k ın la ı s fı se Şekil 9 Parlamentolarda üst hizmet sınıfı yapısı % 8 8 0 0 % 7 7 0 0 % 6 6 0 0 G B r ir o l ß eş b i r k it K a r n a n ll ie ık n S İs p p a a n n ie y n a F F r r a a n n k s r a eich P P o o l l e o n nya T T ü ü r r k k e iy i e % 5 5 0 0 % 4 4 0 0 % 3 3 0 0 % 2 2 0 0 % 1 1 0 0 % 0 0 Ober Ü e s s t M yö a ne a t g i e m ment S S o o z s i y o o k k u ü lt l u tü re re lle l Ex u p z e m rt a * n in la n r en Ser F b r es ie t m Be e r s u l f e e kler Unte G rn ir e i h şi m m e c r i * le in r nen Tech T n e is k c n h i e k E u x z p m e a rt n * l i a n r nen 14 Değerlendİrme Şekil 10 Partilerdeki işçiler Üst hizmet sınıfı Orta hizmet sınıfı Küçük esnaf Vasıflı iş çiler ve d üş ük vasıflı işçiler Üst hizmet sınıfı Orta hizmet sınıfı Küçük esnaf Vasıflı iş çiler ve d üş ük vasıflı işçiler Üst hizmet sınıfı Orta hizmet sınıfı Küçük esnaf Vasıflı iş çiler ve d üş ük vasıflı işçiler ISPANYA 139 87 44 10 2 1 8 2 2 Sol Orta-sol Radikal-sağ POLONYA 32 106 165 9 7 1 1 5 16 Sol Orta-sol Radikal-sağ BIRLEŞIK KRALLIK 186 322 12 18 2 17 5 8 Sol Orta-sol Radikal-sağ 55 7 Sol 175 7 8 4 Sol FRANSA 403 10 31 18 24 Orta-sol TÜRKIYE 1 Radikal-sağ 252 76 18 5 6 4 1 Orta-sol Radikal-sağ ş anlardır(denetçiler, mali uzmanlar, maa ş lı çalı ş an avukatlar vb.). Bu grup aynı zamanda siyasetle ili ş kili olan tüm meslekleri de kapsamaktadır: Örne ğ in milletvekilleri veya bakanlıklardaki sözcüler, siyasi görü ş lü vakıflarda veya ba ğ ımsız siyasi ofislerde ve ba ş ka alanlarda çalı ş anlar(milletvekilleri veya belediye ba ş kanları). 8 Özellikle İ spanya, Fransa ve İ ngiltere’de siyasetle ilgili meslek grubu çok büyük, Polonya ve Türkiye’deyse biraz daha küçüktür. Son olarak, partilerin meclise gönderdikleri i ş çi sayısında farklılıklar olup olmadı ğ ına bakaca ğ ız. Örnek sayısının az olması nedeniyle sol, merkez sa ğ ve radikal sa ğ partilere odaklanaca ğ ız. Öncelikle Ş ekil 10’da tüm ülkelerde ve partilerde vasıflı i ş çi ve dü ş ük vasıflı i ş çi sayısının azlı ğ ı dikkat çekiyor. Hiçbir yerde milletvekillerinin%10’undan fazlası bu sosyal sınıflardan gelmiyor. Sa ğ partilerde 189 milletvekillinden 16’sının i ş çi sınıfından geldi ğ i Polonya en yüksek orana sahip. Ancak, bu örüntüyü di ğ er ülkelerde göremiyoruz. İ spanya’da, hem ba ğ ıl hem de mutlak anlamda parlamentoda en fazla i ş çi oranına sahip olan partiler sol partilerdir(158’den 8’i). Sonuçlar, genel olarak ş u anda hiçbir parti ailesinin(artık) i ş çi sınıfını temsil etmedi ğ ini açıkça gösteriyor. 8 Bunların her zaman daha önce siyaset dı ş ında bir meslek icra etmemi ş olan“kariyer politikacıları” olup olmadı ğ ını elimizdeki verilerle kesin olarak söylemek mümkün de ğ il, çünkü özgeçmi ş lerin tamamı elimize geçmedi. Bu kategori bir varsayımının ötesine geçmemektedir. 15 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? 4 SONUÇ Parlamentolar hiçbir zaman halkı birebir temsil etmedi ğ i gibi temsilciler ile temsil edilenler arasındaki her farklılık da siyasi bir önem ta ş ımaz. Ancak sosyal gruplar arasındaki hayat ş artları, yükselme fırsatları ve ayrımcılık deneyimleri konusundaki farklılıklar ne kadar büyük olursa, sosyal açıdan dezavantajlı grupların da temsil organlarında temsil edilmesi o kadar büyük önem arz eder. Tanımlayıcı temsil, sadece bu grupların siyasette liderlik yapabilecek yetene ğ e sahip oldu ğ unun sinyalini vermekle kalmaz, aynı zamanda parlamentolarda ele alınan konuları ve alınan kararları da etkiler. Özellikle yeni zorlukların üstesinden gelinmesi gereken durumlarda, farklı perspektiflerin dahil edilmesi önemlidir. Kaynak açısından fakir grupların yetersiz temsilinin yanı sıra milletvekillerinin özgeçmi ş lerinin giderek daha çok homojen hale gelmesi parlamentoda mevcut farklı görü ş açılarının daraltılmasına da yol açmaktadır. Beyaz erkeklerin egemen oldu ğ u bir parlamentonun temsili olmadı ğ ını görü ş ü kamuoyunda yaygın olarak kabul görse de, akademik e ğ itime sahip olmayan ki ş ilerin neredeyse hiç temsil edilmemesi pek sorun olarak algılanmamaktadır. Oysa birkaç yıldır yapılan siyaset bilimi ara ş tırmaları parlamentoların sosyo-ekonomik yapısının da siyasi kararları etkiledi ğ ini göstermi ş tir. Bu çalı ş mada, be ş ülkenin e ş itsiz temsil örüntülerini belgeledik. Özetle ş u be ş hususta kesin olarak denilebilir ki: ülkelerde kadın temsili%50’nin altında olmakla birlikte yetersiz temsil oranında ülkeler arasında büyük farklılıklar oldu ğ u görülüyor. Fransa ve İ spanya’da kadın milletvekillerinin oranı Polonya veya Türkiye’dekinden daha yüksektir. yetersiz temsil edilme e ğ iliminde oldu ğ u, buna kar ş ın ya ş ı ilerlemi ş olanların nüfus içerisindeki oranına uygun, hatta a ş ırı temsil edildi ğ i söylenebilir. yüksek okulu bitirmemi ş olanlar her yerde bariz bir ş ekilde yetersiz temsil edilmektedir. Be ş ülkenin hepsinde de bir“üniversiteliler parlamentosu” olu ş mu ş durumdadır. ara ş tırılan ülkelerdeki nüfusun meslek yapısını hiçbir ş ekilde yansıtmamaktadır. Milletvekillerinin çok yüksek bir oranı üst hizmet sınıfından gelmektedir. İş çilerse parlamentoya nadiren girebilmektedir. parlamentoda“kariyer politikacıları” önemli bir grup te ş kil etmektedir. Bu milletvekilleri, meslek hayatlarının büyük bir bölümünde siyasetle ilgili veya bir partiye yakın olan alanlarda çalı ş mı ş lardır. Anılan hususlar her ş eyden önce, akademik olmayan mesleklerden gelen insanların sayıca neden bu kadar yetersiz temsil edildi ğ i sorusunu gündeme getiriyor. İş çiler, parlamentoda hiçbir zaman nüfus içindeki oranları nispetinde temsil edilmemi ş olsa da bu ara ş tırma giderek artan bir sosyal kapanma 9 e ğ ilimine i ş aret ediyor. Bu geli ş menin nedenlerini ara ş tıran çalı ş malarsa henüz i ş in çok ba ş ında. Bazı çalı ş malar, seçim ve adaylık süreçlerinde çe ş itli noktalarda yapısal engellerin oldu ğ unu ve daha az ayrıcalıklı sosyal sınıflardan gelen insanların büyük zorluklarla kar ş ı kar ş ıya kaldığ ını gösteriyor(Carnes 2018; Hemingway 2020b; Norris/ Lovenduski 1995; Sojourner 2013). En sık anılan dezavantajlardan biri, ba ş arılı bir seçim kampanyası için gerekli olan maddi kaynakların yetersizli ğ i ve zaman yoklu ğ udur. Örne ğ in, Hemingway(2020b), 10 Avrupa ülkesinde uyguladı ğ ı aday anketleri aracılı ğ ıyla, i ş çi sınıfından gelen adayların bireysel seçim kampanyaları için daha az maddi kayna ğ a sahip olduklarını ve çok sonra“tam zamanlı” bir seçim kampanyasına kalkı ş abildiklerini söylediklerini gösteriyor. Maddi kaynakların yanı sıra esnek olmayan çalı ş ma ko ş ulları ve adayları desteklemeyen i ş verenler nedeniyle zaman konusunda da büyük sıkıntılar ya ş ıyorlar(Norris/ Lovenduski 1995: 110-113). Bazı çalı ş malar ayrıca, bireysel kaynak meselesinin dı ş ında, sendikaların, akademik olmayan mesleklerden gelen insanları destekleme ve siyasi bir kariyer yapmaları için harekete geçirme konusunda katkıda bulundu ğ unu(veya bulunabilece ğ ini) ileri sürmü ş tür(Sojourner 2013; Carnes 2018). Sonuç olarak, parlamentolarda az ya da çok mesleki çe ş itliliğ e yol açan faktörler ve mekanizmalarla ilgili meselenin sosyal bilim ara ş tırmalarının odak noktası haline gelmesi yenidir. Bugüne kadar yapılan çalı ş malar genellikle tek tek ülkelerle veya tekil faktörlerle sınırlı kalmı ş tır. Elinizdeki çalı ş manın da gösterdi ğ i gibi bu mesele sadece gelecekte yapılacak ara ş tırmalar açısından de ğ il, demokratik temsilin kalitesi açısından da önem ta ş ımaktadır. 9 Sosyal kapanma: Bir toplumsal grubun mevcut olanakları, a ş a ğ ı veya yetersiz gördü ğ ü ba ş ka gruplara kapatarak tekeline alması sonucunda olu ş an tabiiyet durumunu anlatır[çn] 16 Kamusal tartı ş malar ve yasama süreçleri sadece parlamentoda hangi partilerin temsil edildi ğ ine de ğ il, temsilcilerin kim oldu ğ una da dayandırılmadı ğ ı için ortaya çıkacak çarpık sosyal yapı bazı çarpık kararlar alınmasına da yol açabilir. Bu nedenle, e ş itsiz temsil ve e ş itsiz duyarlılık demokrasinin siyasi e ş itlik vaadiyle ba ğ da ş mamaktadır. Sonuç 17 FES DEMOCRACY OF THE FUTURE – PARLAMENTODA K İ MLER OTUR(M)UYOR? KAYNAKÇA Armingeon, Klaus/ Engler, Sarah/ Leeman, Lucas(2021): Comparative Political Data Set 1960–2019. Baker, Andy/ Cook, Corey(2005): Representing Black Interests and ­Promoting Black Culture: The Importance of African American Descriptive Representation in the U.S. House, in: Du Bois Review: Social Science Research on Race 2(2), s. 227–246. Barnes, Tiffany D./ Gregory W. Saxton(2019): Working-Class Legislators and Perceptions of Representation in Latin America, in Political ­Research Quarterly 35(1), s. 1–19. Best, Heinrich(2007): New Challenges, New Elites? Changes in the ­Recruitment and Career Patterns of European Representative Elites, in: Comparative Sociology 6, s. 85–113. Borwein, Sophie(2021): Do ministers’ occupational and social class ­backgrounds influence social spending? in: Politics, Groups, and Identities , s. 1–23, https://doi.org/10.1080/21565503.2020.1854792. Bovens, Mark A. p./ Wille, Anchrit(2017): Diploma Democracy: The Rise of Political Meritocracy , Oxford: Oxford University Press. Broockman, David E.(2013): Black Politicians Are More Intrinsically Motivated to Advance Blacks’ Interests: A Field Experiment Manipulating Political Incentives, in: American Journal of Political Science 57(3), s. 521–536. Carnes, Nicholas(2012): Does the Numerical Underrepresentation of the Working Class in Congress Matter? in: Legislative Studies Quarterly 37(1), s. 5–34. Carnes, Nicholas(2013): White-Collar Government. The Hidden Role of Class in Economic Policy Making , Chicago: Chicago University Press. Carnes, Nicholas(2015): White-Collar Government in the United States, in: Swiss Political Science Review 21(2), s. 213–221. Carnes, Nicholas(2018): Cash Ceiling. Why only the Rich run for Office-­ and what we can do about it , Princeton: Princeton University Press. Elsässer, Lea/ Schäfer, Armin(2018): Die politische Repräsentation von Frauen und der Umbau des Sozialstaats, in: Politische Vierteljahresschrift 59, s. 659–680. Elsässer, Lea/ Hense, Svenja/ Schäfer, Armin(2021): Not just money: Unequal responsiveness in egalitarian democracies, in: Journal of European Public Policy 28(12), s. 1890–1908. Espírito-Santo, Ana/ Freire, André/ Serra-Silva, Sofia(2020): Does women’s descriptive representation matter for policy preferences? The role of political parties, in: Party Politics 26(2), s. 227–237. Fortin-Rittberger, Jessica/ Eder, Christina/ Kroeber, Corinna/ ­Marent, Vanessa(2017): How Party Systems Shape Local-National Gender Gaps, in: Government and Opposition 54(1), s. 52–74. Funk, Kendall D./ Philips, Andrew Q.(2019) Representative Budgeting: Women Mayors and the Composition of Spending in Local Governments, in Political Research Quarterly 72(1), s. 19–33, https://doi.org/10.1177/1065912918775237. Gilens, Martin/ Page, Benjamin I.(2014): Testing Theories of American Politics: Elites, Interest Groups, and Average Citizens, in Perspectives on Politics 12(3), s. 564–581. Griffiths, A. Phillips/ Richard Wollheim(1960): Symposium: How Can One Person Represent Another? in: Proceedings of the Aristotelian Society, Supplementary Volumes 34, s. 187–224. Hayo, Bernd/ Neumeier, Florian(2012): Leaders’ Impact on Public Spending Priorities: The Case of the German Laender, in: Kyklos 65(4), s. 480–511. Heath, Oliver(2018) Policy Alienation, Social Alienation and Working-Class Abstention in Britain, 1964–2010, in British Journal of Political ­Science 48(4), s. 1053–1073. Heidar, Knut/ Pedersen, Karina(2006): Party Feminism: Gender Gaps within Nordic Political Parties, in: Scandinavian Political Studies 29(3), s. 192–218. Hemingway, Alexander(2020): Does Class Shape Legislators’ A­ pproach to Inequality and Economic Policy? A Comparative View, in: ­ Government and Opposition (online first), s. 1–24, https://doi.org/10.1017/gov.2020.27. Hemingway, Alexander(2020b): The unequal descriptive and substantive representation of class , University of British Columbia, PhD thesis, https://open.library.ubc.ca/collections/ubctheses/24/items/1.0395384. Kitschelt, Herbert/ Rehm, Philipp(2014): Occupations as a Site of ­Political Preference Formation, in: Comparative Political Studies 47(12), s. 1670–1706. Kroeber, Corinna/ Marent, Vanessa/ Fortin-Rittberger, Jessica/ Eder, Christina(2019): Still a glass ceiling? Tracing the limits to women’s representation in elected office, in: Comparative European Politics 17(1), s. 112–131. Mansbridge, Jane(1999): Should Blacks Represent Blacks and Women Represent Women? A Contingent Yes, in: The Journal of Politics 61(3), s. 628–657. Matthews, Austin S./ Kerevel, Yann p.(2021): The Nomination and Electoral Competitiveness of Working Class Candidates in Germany, in: German Politics ,(online first), s. 1–17, https://doi.org/10.1080/0964400 8.­2021.1874935. Norris, Pippa/ Lovenduski, Joni(1995): Political Recruitment: Gender, Race and Class in the British Parliament , Cambridge: Cambridge University Press. O’Grady, Tom(2019): Careerists Versus Coal-Miners: Welfare Reforms and the Substantive Representation of Social Groups in the British Labour Party, in Comparative Political Studies 52(4), s. 544–578. Oesch, Daniel(2006): R edrawing the Class Map: Stratification and institutions in Britain, Germany, Sweden and Switzerland , Houndmills/ Basingstoke/ Hampshire/ New York: Palgrave Macmillan. Owens, Chris T.(2005): Black Substantive Representation in State Legis­ latures from 1971–1994, in: Social Science Quarterly 86(4), s. 779–791. Phillips, Anne(1995): The Politics of Presence. The Political Representation of Gender, Ethnicity, and Race , Oxford: Oxford University Press. Pitkin, Hanna Fenichel(1967): The Concept of Representation , Berkeley/ Los Angeles/ London: University of California Press. Schäfer, Armin(2015): Der Verlust politischer Gleichheit: Warum die sinkende Wahlbeteiligung der Demokratie schadet , Frankfurt am Main: Campus-Verlag. Schakel, Wouter(2021): Unequal Policy Responsiveness in the Netherlands, in: Socio-Economic Review 39(1), s. 37–57. Sojourner, Aaron J.(2013): Do Unions Promote Members’ Electoral Office Holding? Evidence from Correlates of State Legislatures’ Occupational Shares, in: International Labor Relations Review 66(2), s. 467–486. Wängnerud, Lena(2009): Women in Parliaments: Descriptive and Substantive Representation, in: Annual Review of Political Science 12(1), s. 51– 69. Wängnerud, Lena/ Sundell, Anders(2012): Do politics matter? Women in Swedish local elected assemblies 1970–2010 and gender equality in outcomes, in: European Political Science Review 4(1), s. 97–120. Williams, Melissa S.(1998): Voice, Trust, and Memory. Marginalized Groups and the Failings of Independent Representation , in: Princeton: Princeton University Press. 18 Künye YAZARLAR HAKKINDA KÜNYE Lea Elsässer, Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi Siyaset Bilimi Enstitüsü‘nde doktora sonrası ara ş tırmacı olarak çalı ş makta ve sosyal e ş itsizliklerin siyasi temsile etkileri konusunu ara ş tırmaktadır. Doktora tezini de Almanya’da sosyal e ş itsizlikler ve siyasi temsil arasındaki ili ş ki üzerine yazmı ş tır. Yayınlayan: FES Regional Office for International Cooperation – Democracy of the Future Reichsratsstr. 13/5 A-1010 Wien E-Mail: info.vienna@fes.de Armin Schäfer, Mainz Johannes Gutenberg Üniversitesi’nde siyaset bilimi profesörüdür. Çalı ş ma odak konuları ampirik demokrasi ara ş tırmaları olup, özellikle sosyal ve siyasi e ş itsizlikler arasındaki ili ş kiyi ara ş tırmaktadır. Çeviri: dialecta.com Yayın Sorumlusu: Johanna Lutz, Demokratie der Zukuft Direktörü Proje Yöneticisi: Michael Jennewein, Referent für Demokratie und Ökonomie, Demokratie der Zukunft İ leti ş im: democracy.vienna@fes.de Layout: pertext, Berlin| www.pertext.de Yayında ifade edilen görü ş ler Friedrich-Ebert-Stiftung’un görü ş lerini yansıtmak zorunda de ğ ildir. Friedrich-EbertStiftung(FES) tarafından yayınlanan eserler FES’in yazılı izni olmadan ticari amaçlı kullanılamaz. FES yayınları seçim kampanyaları için kullanılamaz. ISBN 978-3-98628-259-2 © 2022 www.fes.de/bibliothek/fes-publikationen 21 E ŞI TS I Z DEMOKRAS I LER: PARLAMENTODA K I MLER OTUR(M)UYOR? Be ş AG İ T ülkesinde parlamentonun sosyal yapısı Özet: Birçok zengin sanayi ülkesinde önceki yıllara nazaran daha fazla kadının ve daha az„beyazın“ parlamentoda yer aldı ğ ı görülüyor. Ço ğ u yerde hala bariz bir temsil yetersizli ğ i söz konusu olmakla birlikte siyasi içerme de giderek artmaktadır. Öte yandan, yasama organlarında içermeden ziyade dı ş lamayı i ş aret eden ba ş ka bir e ğ ilim de belirmi ş durumda. Örne ğ in, son yıllarda, siyasi elitin giderek “akademikle ş mesine” paralel olarak daha az ayrıcalıklı sosyal sınıfların siyasi süreçten genel olarak çekilmeye ba ş ladı ğ ı gözlemlenmektedir. Bunun yanı sıra, ara ş tırmalar parlamentonun sosyal yapısının alınan siyasi kararlarla ili ş kisiz olmadı ğ ını da göstermektedir. Bu çalı ş mada be ş AG İ T ülkesinin bugünkü parlamentosunun sosyal yapısı cinsiyet, ya ş , e ğ itim ve sosyal sınıf üzerinden söz konusu arkaplana dayalı olarak ara ştırılmaktadır. Ara ş tırılan ülkeler(Fransa, İ ngiltere, Polonya, İ spanya ve Türkiye) kurumsal bakımdan ve parlementodaki siyasi parti yapısı açısından geni ş bir yelpazeyi kapsayacak ş ekilde belirlenmi ş tir. Elde etti ğ imiz sonuçlar, kadın temsilinin her ülkede%50‘nin altında oldu ğ unu, ama yetersiz temsil oranının ülkeler arasında büyük farklılıklar gösterdi ğ ini ortaya koyuyor. Ayrıca gençler de ülkelerin hiçbirinde yeterince temsil edilmemektedir. En yüksek homojenlik düzeyine e ğ itim seviyesi ve meslek grupları üzerinden belirledi ğ imiz sosyal sınıflarda rastlanmaktadır. Be ş ülkenin her birinde üniversite mezunlarının veya üst hizmet sınıflarının payı%85‘in üzerindeyken, i ş çiler ve orta hizmet sınıfından gelen insanlar parlamentoya nadiren girebilmektedir. Mevcut ara ş tırmadan elde edilen bulgular, akademik bir derecesi olmayan insanların neredeyse hiç temsil edilmemesinin, siyasi süreçte onların görü ş lerine dair bir farkındalık eksikli ğ ine yol açabilece ğ ini gösteriyor. Konuyla ilgili daha fazla bilgiyi burada bulabilirsiniz: democracy.fes.de